“Olan oldu, biten bitti, bundan sonra ne değişecek?” dedin ya, ben kararını değiştirmeye çalışmıyorum ki. Sen ayrılmaya karar vermişsin zaten, ben gerekçelerine takıldım. İftira etmeden de, başkalarının yalan dolanını bana bulaştırmadan da bunu yapabilirdim.

Bundan sonra mantığınla hareket edecekmişsin ya hani,
Hani anlamışsın ya sevgi işleri sana göre değil,
Bundan sonra sadece oğlunla ilgileneceksin ya.

– Şu ayrılık kararında verdiğin tek mantıklı kararı söylesene bana…

– Sevmek, sevilmek ne zamandan beri iş oldu? Sen sevmemişsin ki, sen aşIK olmamışsın ki, sen çalıştığın yerde seninle aynı mesaiyi paylaşan biri ile vakit geçirmişsin, sonra da bir kenara attın.
Senin sevgin yalanmış dediğimde kızıyorsun ya hani. Ben sözlerine hep inandım, asla acaba demedim. Hala da demiyorum. Ama ne olur bir kez düşünsene. 2 aydır yaptıkların ve söylediklerin sevginin hangi tarifinde var?

– Bundan önce benimle çok ilgilendin de oğlunu ihmal ettin ya, buyndan sonra onunla ilgilenebilirsin rahat rahat.

Sahi Sol Yanım, neden beni kendine düşman etmeye, sana kötü söz söyletmeye çalışıyorsun.
Bu tavırların başka türlü açıklanamaz. Senden nefret edersem, ağzıma geleni söylersem haklı mı çıkacaksın, seni sevmediğim mi anlaşılacak, seni aldattığıma dair bir delil mi olacak?

Sahi, neden?

Yanına gelemememi, görüşememeyi geçen seninle ilgilenmemek/umursamamak olarak algılıyorsun ve bunu ayrılık gerekçesi sayıyorsun. Dün senin incinmemen için düşünceli davranmama sayıyorsun.

BENİMLE OYNAMA…

Başkalarının lafına sözüne itibar edip iftira atıyorsun.
– Bir kadın ile fotoğrafımı, konuşma metnimi, sohbetimi vs.’yi bırak yeni çekilmiş tek bir fotoğrafımı bile bulsunlar, kabul dedim. YOK, OLMAZ, OLAMAZ.

BEN ALDATMADIM, ALDATMAM.
BEN SANA ALLAH ŞAHİDİMDİR Kİ KARIMSIN DEMİŞİM. ALLAH’I ŞAHİT GÖSTERİP KARIM DEDİĞİM KADINI MI ALDATACAĞIM?
ALLAH’I YALAN YERE ŞAHİT Mİ YAPACAĞIM?
Bu kadar da mı tanıyamadın beni.

Ne olursa olsun, ucunda ölüm bile olsa, yaptığımı inkar etmeyeceğimi bilmiyor musun?
Buna kaç kez şahit oldun. Hatta bu yönümü çok sevdiğini bile söylemiştin.

HAYATIMDAKİ HERŞEYİM, ANAM. ANAMIN ÜZERİNE BİLE YEMİN ETTİRDİN BANA.
BUNA RAĞMEN İNANMIYORUM DEDİN.

Ama biliyor musun, bazı şeyler yavaş yavaş yerine oturuyor.

Hani sana hediye gönderdiğimde, paketi açtıktan sonra ağladım demiştin ya, o zaman içimde bir burukluk hissetmiştim. Bunu kendi düşüncesizliğime verip üzerinde durmamıştım.
Sanırım sen o zaman beni terketmeye kadar vermişin.
Ama öyle olsa, ne diye bana ” Benim bütün yollarım sana çıkarken” diyesin ki?

Madem bu sözünde samimiydin, “Ne oluyor bize? Kadınımı geri istiyorum.” dediğimde önce bir soluklanırdın, sakinleşirdin. Sonra konuşurduk.
Ama yok, 3 sene önceki şeyleri saymak, beni kırdın, üzdün……

Doğru ya, ben taş kalpli hıyarın tekiyim.
Ben üzülemem, kırılamam, kızamam, kıskanamam.
Bu ilişkide benim hiçbir boka hakkım yok.
Sadece senin izin verdiğin miktarda sevebilirim. Fazlası da yasak.
Maazallah, senin beni sevdiğinden fazla seversem seni ne olur kim bilir?
Olamaz canım, bu mümkün mü?

Beni UĞRUMA ÖLEBİLECEK KADAR ÇOK SEVİYOR BENİ Sol Yanım.
Ama “Bana güvenmiyor musun, Sözüme güvenmiyor musun?” sorularına cevap bile vermiyor.
Kafası karışmışmış, bana kızgınmışmış.
-NE YAPTIM DA BANA KIZGINDIN?
-BANA DAİR NE VARDI Kİ AKLINDA BENDEN ÖĞRENMEK YERİNE BAŞKALARININ SÖZLERİ İLE KAFAN KARIŞTI.
Bildik kadın gıybet kazanı: “Ay şekerim İstanbul’da mı? Kesin aldatıyordur, Erkek milleti değil mi, yapar.”
İçinde güven olmayan sevgi sevgi değildir.

Her sözümden kendine aldattın suçlaması çıkardın ya.
-Beni aldattın mı?

Ben her sözüne en kutsalım, en sevdiğim üzerine yemin ederek cevap verdim, veriyorum da.
Sen, seni “aldattığıma yemin et” dediğimde ben herşeyin üzerine yemin etmem dedin. Ama bana iftira atan kişiye, kim olduğunu bana söylemeyeceğine oğlunun üzerine yemin ettiğini söyledin.

Artık öyle biri olduğuna da emin değilim.
Belki senin kurmacan, belki oradaki bir arkadaşının sana yardımı.

-Beni kıskandırmak için beraber çalıştığımız çocuğun koluna girip bana poz verdiğin zamanları ne çabuk unuttun?
-Kardeşim dediğin çocuğun koluna girmedin mi hiç? Ona canım diye hitap etmedin mi? İkisini de yaptın.

Eeeeeeeeeeeee.
Sen yapınca masumane oluyor da ben yapınca niye aldatma oluyor?
Gerçekten, Sol Yanım.

Sen ne sevgisinden bahsediyorsun ya?

Seven;
– Kadınım dediği insana kötü bir söz etmişse bile ” eşşeklik ettim” der, özür diler.
– Kadınına bağırmaz, çağırmaz, kızmaz, kızsa bile çetelesini tutmaz. Unutur. Yüreğinde onun için sadece sevgi vardır.
– Kadınına küsmez, sinirlendiyse sakinleşmek için biraz zamana ihtiyacı vardır, sakinleşir. Sonra geçer yine onun kalbini tutar. Gözlerinde yaşar.
– Kadınına destek olur, yapabileceği birşeyse bir sözünü iki etmez, sırf muhaliflik olsun diye onun ak dediğine kara demez.
– Kadınını silik göstermez, kendisini ifade etmesine, konuşmasına karışmaz. Yanında durur, müdahale etmesi gerekirse eder. Kadını onun malı değildir, diğer yarısıdır. SOL YARISIDIR.
– Her türlü saygısızlığı yapıp, bacım dediği kadın ile ilişkisi olduğunu ima edecek kadar terbiyesizlik yaptığında bile ona kötü söz söylemez. Söyleyemez, onu kırmamak için susar.
– Her türlü hakaretine, iftirasına rağmen aynı üslupla cevap vermez.
– Yalancı muamelesi yapmasına, güvenmemesine, aldattın demesine aynı üslupla cevap vermez. “Aldatmamanın ispatı yok ki, kiminle ilişkim olduğu söyleniyorsa getir yüzleşelim der en fazlası.” Ama ona da kadını gelmez, biliyor ki yüzleşince iftirası ortaya çıkacak, VE KOSKOCA BİR HİÇ UĞRUNA MUTLU OLACAĞI YUVAYI KURULMADAN YIKTIĞINI ANLAYACAK. İşine gelmez sevdiğini iddia eden kadının bunlar ama seven adam yine de bunu onun yüzüne vurmaz.
– Kadınım dediği insanın onun canını bile bile yakmasına rağmen, onun canını yakmamak için uğraşır. Onu üzmemek için uğraşır.

Seven insan, sevdiği için sevdiğinden bile vazgeçer.
Sadece yüreğindekine dokunulmamasını ister.
40 yılda bir sevmiştir.
Başka da sevmez zaten.

Sevgiyi bilmeyen, sevdiğini zannedenler bunu anlamaz, anlayamaz.

Bir cevap yazın