Ne çok şey var içimde sana söylemek istediğim,
Ne yangınlar var yüreğimde sönmez, sözdürülemez,
Ne yangınım diner, ne de sözüm gelir sana.

Konuşabilmek için fırsatlar kolladığımız biz,
Konuşabilmek için ya gecenin bir yarısını bekleyen, ya öğlen molasının 5-10 dakikasından medet uman ya da konuşmak için açılan telefon kamerasından sadece “aşkımmm” diyebilecek kadar hasret kalan biz.

Nereden nereye geldik değil mi?

Öyle kırılgandın ki. Yaptığımız her plan bir şekilde sekteye uğruyordu, bir şekilde tersliklerle karşılaşıyorduk ya hani. Bunu hep ” Rabb’im öyle güzel yürekli bir kadın çıkardı ki karşıma, benim için yüreği sevgi dolu. Karşılaştığımız her zorlukla da birbirimize olan bağımız ve sevgimiz katmerlenerek artıyor, çok şükür.” diyerek karşıladım. Allah biliyor, ne senden ne de kendimden bizim için olumsuzlukla sonuçlanacak bir hamle beklemedim. Biz birbirimizi çok seviyorduk. Pardon, sen daha çok seviyordun..

Sahiden Sol Yanım, merak ediyorum.
(Biz olamamışız ama ben yinede BİZ diyeceğim)

– Biz’de bulamadığın ne idi?
– Biz’den bu kadar çabuk vazgeçişinin sebebi ne idi?
– Biz’den umutsuz olmanın nedeni ne idi?(Evlenip ayrılsaydık daha mı iyi olurdu sözün)
– Biz’i bu kadar zayıf görmenin sebebi ne idi?
– Biz olmak varken neden Sen olmakta ısrar ettin?

* Yılbaşından itibaren bana karşı tavırlarındaki farklılığı sana söylediğimde neden kulak asmadın sözlerime?
* Aramalarıma cevap ver(e)memeler, mesajlarıma geri dön(e)memeler benim aşkımın yapacağı şeyler değildi, neden beni uyarmadın?
* “Bana olan hasretini hafifletebilmek için edindiğin uğraşlar seni benden uzaklaştırıyor” sözüm çok mu sıradan ve boş idi ki dikkate almadın ya da aldın ama beni dikkate almadın?
* Bir insan sevdiği adama “Zıvanadan çıkkkkkkk” der mi?
* Bir insan “Benim bütün yollarım sana çıkarken” diyip sonrasında o yolların ulaştığı yeri bu kadar kolay gömer mi?
* Bir insan Kocam dediği adama ” Demek ayrılmak için bahane arıyordun” diyip, ayrılık için 60 günde incir çekirdeğini doldurmayan, aslı astarı olmayan 60 farklı bahane öne sürer mi?
* Bir insan son iki yılına dair negatif (ne halin varsa gör sözü haricinde) hiçbir şeyini bulamadığı KOCAM dediği adamı 2-3 yıl önceki küçücük gerekçelerle gömer mi? Küçücük diyorum, konuşulup çözülemeyecek tek bir şey söyle bana.
* Bir insan KOCAM dediği adamı 1 ay boyunca “beni aldattın” yalanı üzerinden suçlayabilir mi?
* Bir insan yaşama sebebimsin dediği adamın kendisini değersiz hissetmesi için alaycı konuşur mu?
* Bir insan sevdiğini söylediği insana 3 aydır etmediği işkence bırakır mı?
* Bir insan sevdiğini söylediği insana iftira atar mı?

He canımın içi?
3 ayın içerisinde benimle konuşurken ya da yazışırken hep alaycılık ve nefret ile konuştun. Ama sanki bunu yapan benmişim gibi ” ölmedim, kurtulamadın benden” gibi anlamsız sözler ettin.
Sen senin sevgi sözlerin gibi yalan olduğunu mu sandın benim sevgimin?
Senin sevgin gibi bir anda değişeceğini mi sandın sevgimin?

Ben senin gibi planlayarak sevmemişim ki.
Ben o metro durağında, ayrılığın verdiği hüzün ile o güzel gözlerinden akan yaşlara vurulmuşum.
Ben o durakta ” Aşkım gitmek istemiyorum” diyişine bağlanmışım.
Ben o elimi tutuşuna esir olmuşum.

Yaptığın 3-5 saçma sapan ithama, terslemeye, aşağılamaya mı yüreğimi değişeceğim?
Ben planlı sevmedim.
Ben “bu kadını seveyim” demedim,
Ben günümü geçirmek için seninle birlikte olmadım,
Ben “bir kenarda dursun” diye KADINIM demedim.

Ben seni sevdim, KADINIM seçtim ve öyle kalacaksın.

Ha sesini duyamam, yüzünü göremem, iki güzel sözünü okuyamam telefonda belki.
Olsun.
Senin canın sağolsun be Sol Yanım.
Alıştım ne de olsa uzaktan sevmeye.
Kocaman yüreğimin her hücresinde sen varsın, aradaki mesafe nedir ki?

Bana bakarken ettiğin o tebessüm,
Kocam derken sesindeki o şefkat,
Aşkım derken duyduğun o heyecan,
Daha dün gibi sana hep bakmamı isteyişin.

Sana sahip çıkmamışım öyle mi?

Tekliflerimi her reddedişin ve “Daha kötü olur” gerekçenle elimi kolumu bağlayışlarının unutmadım canım.
Lütfen başka bir bahane bul.
Yazdığım bir mesajı unuttum diye bunadığımı da düşünme.

Dünya üzerinde bir erkeğin bir kadından, sevdiği ve onu da seven kadından, kadınından, karısından en mülayim talebiydi benimkisi.
Hatırlıyor musun?

“Aşkım, instagram’a o selfilerini koyuyorsun ama ben onları gördükçe ve X şahısta onları beğendikçe rahatsız oluyorum. Kıskanıyorum.” diyişime bile kulp taktın. Bütün fotoğrafların demedim ki.
Başkaları da demedim. Daha önce sana asılan ve bunu benimde bildiğim kişinin senin o fotoğraflarını beğenmesiydi beni rahatsız eden.

Bunda bile inat yaptın, 2 sene önceki bir iftarda çekilmiş tek bir fotoğrafı mesele yaptın.
Buymuş demek ki kıymetimiz.

Söylediğimde son 6 aydaki üslubunla aynı üslupta cevap vermiştin. ” Ne alaka ” diye.
Gerçekten, gözden ırak olunca gönülden de ırak olmuşum.

Sana gönderdiğim çantayı aldığında ağladığını söylemiştin hani.
O zaman içime bir hüzün çökmüştü.
Sebebini anlayamamıştım.
Sana ” ne halin varsa gör” diyişime bağlayıp susluluğuma vermiştim.

Meğer o zaman içime doğmuş terkedeceğin.
Anlamlandıramamıştım.
Meğer kafama atılmış taş.
Ben fark edememişim.
Ben aptalmışım.

Kendimi biliyorum, seni öyle severken, ömrümde ilk kez hayatımın kalanının planını seninle yaparken ve sen de beni uğruma ölecek kadar beni çok severken ne diye ayrılığı düşüneyim ki?
Ne diye terkedilmeyi aklıma getireyim ki?

Off Sol Yanım of.
Ne Sol’umdan sen, ne dilimden sevgin, ne aklımdan gözlerin gider.
Ben seni beni sev diye sevmedim.

Ben seni karşığını görmeden, göremeden, sevdim.
Ben seni sadece sevdim.

Bir cevap yazın