Ameliyat olduktan sonraki konuşmalarımızdan birinde söylemiştin, “Sen hiçbir şeyden ve hiçkimseden korkmazsın” diye.

Yanılıyorsun, benim hakkımda çok az şey biliyormuşsun.

Elazığ’da buluştuğumuzda, bir arkadaşının(arkadaşım değil, sevmiyorum demiştin ama) aramalarına ve mesajlarına cevap vermemiştin hani. Ben de cevap vermeni, bunun dürüstçe olmadığını söylemiştim. Kendisi ile konuşmak ya da görüşmek istemiyorsan da bunu ona söylemen gerektiğini söylemiştim. O an aklıma “bir gün bana da bu şekilde davranır mısın?” sorusu gelmişti. Aramalarıma cevap vermemek, mesajlarımı cevapsız bırakmak. 

O olayın üzerinden 3 ay geçtikten sonra başıma geldi, hem de daha ağır şekli işe. 

İşte ben bundan korkmuştum Sol Yanım. 

Ne hazin değil mi?

Benden sözünü aldığın herşeyi sen yaptın!

– Benden sıkılırsın dedin,

– Beni artık sevmezsen dedin,

– Beni artık istemezsen dedin, 

– Beni üzme dedin,

Hep bunların olacağı varsa bana söyle ki bileyim dedin.

Ben de sana SADECE SEN VARSIN VE ÖMRÜMÜN SONUNA KADAR DA SEN OLACAKSIN dedim, hatırlıyor musun?

Söz vermiştik ya birbirimize.

Hayatımdaki 2 korkum beni hep düşündürmüştü;

1- Annemi kaybedersem ne olur: Aklımı kaçırırım herhalde. Kaldırabilir miyim, bilmiyorum. Ve bunu düşünmeden de yapamıyorum.

2- Seni kaybedersem ne yaparım: Birbirimize söz vermiştik, ölüm bizi ayırana kadar birlikteydik. Bundan dolayı bu düşünceyi aklıma bile getirmedim. İhanet olmadığı sürece ayrılık olmaz bu ilişkide. Birbirini bu kadar çok seven insanların ilişkisinde de ihanet olmaz, o zaman bu korku niye?

Yanılmışım.

Şu meşhur “bir gözlük için ettiğim söz” sonrası demiştin ya “sana kızgınım, şimdi konuşmak istemiyorum, zaman ver” sürecinde kuzenin evleneceği haberini almıştım. Tarih ve nerede olacağı net değildi ama Antalya’da olacaktı büyük ihtimalle. O haber sonrasında planlamıştım kafamda. Üçümüz tatile gideriz Antalya’ya, tatildeyken de düğüne gideriz ve seni ailem ile tanıştırırım diye. Tarih ve yer belli olmadığı için o bir haftalık sürede söyleyememiştim sana.
Düğün günü geldi çattı.
8 Temmuz ve ben düğüne gidiyorum ama sen yoksun.

Sana mesaj atmayı, telefon etmeyi çok istedim ama yapamadım.
Yine tersleyeceksin, yine yaralayacaksın, yine canımı yakacak şekilde, sıradan biriymişim gibi konuşacaksın.
O yüzden haber veremedim sana, gel diyemedim.

Zaman var ama korkuyorum işte.

Benimle düğüne gelir misin Sol Yanım?

Bir cevap yazın