Ne kadar da aptalmışım da görememişim.
Gerçekten de sevenin gözü kör, kulağı sağır oluyormuş.
O kadar ipucu vermişsin ama ben anlayamamışım.

Demiştim sana, ben sevdiğime güvenirim, ondan da güven beklerim.
Ondan şüphelenmem, şüphe etmemesini beklerim.
Ona söz verdiysem tutarım, ondan da sözlerini tutmasını beklerim.

Aldatma konusunu açman,
Üzerime iftirayı atıp cevaplarıma tepkisiz kalman,
Her konuşmamızda ya da mesajlaşmamızda beni kızdırmak için çabalaman,
Aşağılaman,
Hakaret etmen,
Sıradan biriymişim gibi umursamaz konuşman,
Ameliyat olacağın zaman yaptığın arama hakkında sonradan konuşurken “açmanı çok istedim” diye tanımlamana rağmen sadece 1 kere aramış olman,
Önemli olsaydı en azından 2-3 kez arardı, ulaşamadığı için hiç olmazsa “önemli” diyerek mesaj çekerdi düşüncesinden “yanlışlıkla aramışsındır, ya da önemsiz birşeydir” diye dile getirmemde bile bana laf sokmak için sebep araman.
Tunceli’ye geleceğim dediğimde gelme demen, orayı terketmekle tehdit etmen.
Başlangıçta her sözümü “beni aldattın” olarak anlaman, sonrasında hep ” seni aldatmakla” itham etmen. Ne bir delilin var ne de bir şahidin, sadece suçluluk psikolojin.

Seninle hayatımda tanıdığım en mülayim ve önyargısız insanı tanıştırıp, belki dost olursunuz(etrafında hep ikiyüzlü insanlardan şikayet ediyordun ya hani) dediğimde bile bunun altında bir kötülük araman. O kadar çok ki bana verdiğin ipuçları.

Sen beni kandırmışsın da anlayamamışım,
Duygularım değil ama sen, hayatımın en büyük hatasıymışsın.

Benim hakkımda birileri hep bişeyler söylemiş ya hani sana, çapkın mapkın falan filan diye…
Ben Kur’an üzerine yemin ettim seni aldatmadım diye.
Ben en sevdiğim üstüne yemin ettim.

Ben, ilk zamanlarımızda bana senin hakkında söylenenlerin hiçbirine ne inandım ne önemsedim.
Ve hatta bunlardan sana bahsetmedim bile.

Meğer haklıymışlar.
Yüreğimin derinliklerinde “Ne aldatması, beni kurban olacak kadar seviyor” diyorum da yok ya.
Ne sevmesi,
Ne sadakati,
Ne aşkı.

Vakit geçirmiş benimle.
Ama iyi rol yapmışsın.Ben de kendimi zeki sanırdım.

Hayatımdaki herşeyimi bilip, 2-3 yıl önceki bir sözümü 2-3 yıl sonraki ayrılığa gerekçe olarak kullanmak nasıl bir insanlıktır.
Vicdandan bahsetmiyorum artık.

Bana yazdığın notlardaki elyazından tanınacağını söyleyip onları koyma diyen sen.
Ben çıkarmadan önce tüm sosyal medya hesaplarımda arkadaşım değil miydin?
Hepsinde gönderilerimi beğenmiyor muydun?
Hala ara ara hesaplarıma baktığını bilmiyorum mu sanıyorsun?

Buraya gelip yazdıklarımı okumuyor musun sanki?

Beni niye kandırdın ki?
Ben sana Sol Yanım dedim,
Ben sana Kadınım dedim,
Ben sana Karım dedim.

Yazıklar olsun bana,
İnşa Allah Rabb’im canımı alır da bununla daha fazla yaşamak zorunda kalmam.

Bir cevap yazın