Söyleyecek o kadar çok şey varki,
nereden başlayayım, nasıl devam edeyim
ve nasıl sonlandırayım bilemiyorum.

Senin endişelerin kaynaklı susuşların ve ketum davranışların makul,
benimkiler suçluluk psikolojisinin tezahürü ve seni sevmemem.

Senin yaptıkların sevginin ifadesi,
benimkiler sevmememin.

Senin sözlerin aşkının delili,
benimkiler seni umursamamın.

Senin beni aramaman, sormaman, aramalarıma cevap dahi vermemen beni cezalandırma yöntemin,
benimkiler seni aldatmışlığımın delili.

Senin sevginin ispata ihtiyacı yok,
benimki ispata muhtaç.

Arayınca aldatmış oluyorum,
aramayınca umursamaz.

Konuşunca agresif ve sinirli,
susunca umursamaz.

Mesaj atınca suçluluğunu bastırmak için sıkboğaz eden,
mesaj atmayınca seninle ilgilenmeyen.

Sözüne güvenmediğin, sevgisine inanmadığın, aldattığını düşündüğün bir adamım ben.

Sahi Sol Yanım, ben neyim, kimim?

– Şimdiye kadar bir kez bile olsa evet veya hayır cevabına karşı itiraz ettim mi?
– Şİmdiye kadar bir kez bile olsa sözünü umursamaz davrandım mı?
– Şimdiye kadar bir kez bile olsa sana sesimi yükselttim mi?
– Şimdiye kadar bir kez bile olsa sana hakaret ettim mi?
– Şimdiye kadar bir kez bile olsa sana yalan söyledim mi?
– Şimdiye kadar bir kez bile olsa senden bir şey sakladım mı?
– Şimdiye kadar bir kez bile olsa seni üzdüm mü?
– Şimdiye kadar bir kez bile olsa sana küstüm mü?

* Buluşmalarımızdan sonra vedalaşırken soğuk davrandım: Ayrılırken ki hallerini hatırlıyor musun Sol Yanım? Ben de senin gibi yapsaydım bu sana daha fazla acı vermez miydi? Ben bir daha ayrılmamacasına kavuşacağımız güne kadar sen daha fazla üzülme diye katlandım buna. Resimlerine bakarak, senden gelen mesajlarla mutlu olarak katlandım bu hasrete, sırf sen daha fazla üzülme diye.

* Şimdiye kadar evlilikten bahsetmemişim: Ben sana nasıl hitap ediyordum, sen bana nasıl hitap ediyordun? Kadınım/Karım, Kocacığım/Kocam. Biz Allah’ın şahitliğinde bu sözleri birbirimize söylemedik mi? Biz Allah’ın şahitliğinde karı-koca olduğumuzu ilan etmedik mi? BİZ ALLAH’IN ŞAHİTLİĞİNDE BİRBİRİMİZİ ÖLENE KADAR BIRAKMAYACAĞIMIZA SÖZ VERMEDİK Mİ?

* Sana bu ilişki başlarken söylemiştim: Ben mükemmel değilim, yakışıklı değilim, karizmatik değilim, çok zeki değilim.
Ama ben, düşüncelerini açıkça ve çekinmeden ifade etmeye gayret eden, sana karşı daima dürüst olan, senden başka biriyle asla ilgilenmeyen ve sadece seni seven biriyim.

Eşref saatim ve eşşek saatim olur, bir yanlışımı görürsen beni uyar demedim mi sana?

İncir çekirdeğini bile doldurmayacak şeyleri benden nefret etmek için biriktirene kadar bana neden söylemedin Sol Yanım?
Şimdiye kadar hangi sözüne umursamaz davranıp seni başımdan savdım?

Bana 3 tane kadın fotoğrafı attın.
– Kim bu kadın dedim, sen söyle dedin.Tanımıyorum, dedim.Üzerinde bile durmadım.(Hatırla)
– Arkadaşının ” Uğruna öldüğün adam seni bununla boynuzluyor ” dedin. Bu sözden sonra sana sadece ve sadece seni aldatmadığımı ve aldatmayacağımı söyledim ve senden bir cevap bekledim. Senden sadece bu sözüme inanıp inanmadığın cevabını bekledim. Bunu geçmişte (4 yıl) yaşanılan ile mukayese edip, sözüme inanıp inanmadığını öğrenmeye çalışmamı suçluluğuma vermişsin.
Bunun neresinden tutsam elimde kalıyor:
@ Ya bir erkeğin sevdiği kadına ” Bana inanıyor musun inanmıyor musun?” sorusunu sorması ve bir cevap istemesi ne zamandan beri suç/suçluluk/kabahat oldu?
@ Mesajlarım 2 gün boyunca “-Ben seni aldatmadım, bana inanmıyor musun?” eksenindeydi. Benim sözüme inanmıyorsan kimin sözüne inandın? Hani hayatta güvendiğin ve değer verdiğin(uğurlarında canını verecek kadar) 2 kişi vardı. O 2 kişiden biri olan Benim sözümü bu kadar değersiz kılan kimdi? Uğruna canını vereceğin Benim yerime kim daha değerli oldu bir anda?

– Sahi Sol Yanım. Sözüne bile güvenmediğin bir insan için nasıl canını veriyorsun?
2 günde değerim nasıl yerlere düştü?
Ne gördün,
Ne duydun,
Ne hissettin?

– Sana, “Benim hakkımda benden başka birinden duyduğun birşeye inanma. Kafan da karıştıysa gel bana sor ” dememişmiydim?
– Seni aldatacak olsaydım, bunu senin burnunun dibinde yapamazmıydım?
– İsteseydim, seninle görüşmeye başlamadan önce bile etrafındaki kadınların çoğu ile birlikte olabileceğimi sen de biliyorsun.

KADINIM;

Sen, benden ayrılmaya karar vermişsin de nedenini bulamıyorsun.

– Karnın ağrıdığı için sana ilaç al demişim.
– Kalbimdeki duvarı yıkamamışsın.
– Sana benim yerime koyduğunla mutluluklar dilerim demişim.
– Sana yolun açık olsun demişim.
– Benim için öldün demişim.

1-Sonuncusunda yazdığımı hala hatırlamıyorum ama yazmışım.
2-Sana; bana, benim sözüme güvenmiyormusun dediğimde cevap vermeyip peşinden söylediğim o zaman yolun açık olsun sözünü bu ve bu ana kadar geçen tüm o ” Bana inanmıyor musun?” ekseninden bağımsız olarak algılamak mazeret üretmektir.
3-Sana; bana güvenmiyorsun da kime güveniyorsun, benim sözüme inanmıyorsun da kime inanıyorsun? sorularını sorduğumda cevap vermiyorsun. Peşinden söylediğim “benim yerime koyduğun kişi ile mutluluklar dilerim” sözünü aldatma olarak anlıyorsun. Bravo.
4-Kalbimde duvar muvar kalmamıştı İzmir’de seni metroya uğurlarken. Son bir yıldır sana ” Sana olan sevgim gün geçtikçe artıyor, artık ben seni, senin beni sevdiğinden daha fazla seviyorum” diye kaç kez söyledim? Bana karşı seni sevmediğime ispat sayacağın her detayı hatırlarken bunları niye unutuyorsun?
5- Karnın ağrıdığında ilaç iç dedim, evet. Sen Alibeyköy’de fenalaşıp rampadan aşağı düştüğünde seni hastaneye kucağında götüren, orada elini bir an olsun bırakmayan adam bu gerekçe ile vurulmaz. Sen buna da inanmazsın gerçi.

İşte böyle Son Aşkım.
Sen bana bir iftira attın. Şimdi onun etkisinde çektiğim acının keyfini sürüyorsun.
Geleceğimi elimden aldın, onun gururunu yaşa.
Sevdiğim kadının beni sevmediği gerçeğini vurdun yüzüme.

Aldatmamanın ispatı olmaz. Tek şahidim Rabb’im.
Sana fotoğraf atan arkadaşına ismini söylemeyeceğine oğlun üzerine yemin edebiliyorsun ama bana “Seni aldattığıma yemin et” dediğimde “ben herşeye yemin etmem” diyorsun.

Sevgi böyle olur Canımın içi.
Sevdiğin kadın sana her türlü kötü yakıştırmayı yaparken bile ona toz kondurmazsın, hakkında kötü konuşmazsın, sevgine daha sıkı tutunursun, baktığın heryerde onu görürsün.
Söylediği tüm o çirkinlikleri bir kenara atıp onu sevmeye devam edersin.

Söz verdiğin gibi
Sonuna kadar,
ÖLENE KADAR.

Bir cevap yazın